Sizin diyarda gülüm
Çocuklar ağlamazmış
Bulutlar kararmaz
Dudaklar çatlamazmış
Sevenlerin gözyaşları akmaz
Sevdalılar ağıt yakmazmış
Doğru mudur bilmem ama
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Gözlerime bakar
Yüreğimi yakarmış
Gözlerinde umutların izleri
Gözlerinde yüreğim varmış
Kalbin gözlerinde atar
Aşkım gözlerinde yatarmış
Damarları çatlatan
Çığlıklar atan gözlerin
Haykırmak istemiş aşkını
Haykıramamış
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Kapıları çalarmış
Gül mevsiminde açar
Lale gibi kokarmış
Resimlere bakıp bakıp
Hep adımı anarmış
Ateşe atmışlar
Ama yanmamış
Çileleri omuzlamış
Ama yılmamış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Beni görebilmek için
Hep arkaya bakarmış
Arkanda ne ben
Ne gölgeler varmış
Bu hasreti duyunca
Çiçekler bile ağlarmış
Birden kapılar açılmış
Sevdalılar yol almış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Bir çiçek gibi
Bahçelerde açarmış
Ah edermiş aşıklar
Bülbüllerin feryadı
Yürekleri dağlarmış
Yusuf’unu göremeyince Züleyha
Gizli gizli ağlarmış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Bulutlara bakarmış
Göremeyince gözlerimi
Gözyaşların akarmış
Gözbebeklerinde belirmiş hüzün
Senin gözlerin ağlamış
Sizin diyarda gülüm
Her gözün bir adı varmış
Kimisi mavi, kimisi yeşil
Kimisi elâ, kimi de karaymış
Senin gözlerinin adı yokmuş
Yalnız gözlerin varmış
Hep umutlara uzanırmış ellerin
Senin gözlerin ağlamış
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
Bu gün de sensizdim. Tek başıma yine. Hasretinle birlikte bu gün buradaydım. Ve seninle. Ne uzaklar çekti ruhumu, nede engin denizler. Ne bir ses, ne bir nefes... Ne ışık, ne gölgeler. Seni aradım günlerce bu şehirde. Seni bekledim. Bir o yana bir bu yana koşup durdum saatlerce. Kan ter içinde uykulardan uyandım.
Yoktun bu gün de. Yine göremedim gözlerini. Yine dinmedi sana hasretim. Kavuştuktan sonra özledim seni gülüm. Yaralanmadım ilk defa. Kanamadım. Yanılmadığımı anladım bir kez daha.
Yoktun bu gün de. Yine acılarım kapımda. Hayalin başucumda. Yine sancılarım odamda.
Yoktun... umutlarım da yoktu bugün. Beklide sen yok olduğun için yok olan her şey gibi onlar da. Korkularım derinleşti gitgide. Gitgide yoğunlaştı hüzünler. Yoksun... Ölüm bile kapımda bekler.
Sorma nedir bendeki. Seni anlat bana bu gün. Kendini... İçinden gelip geçenleri. Hayallerini.. Ümitlerini.. Duymak istiyorum bu gün. Kavramak istiyorum olup biten her şeyi. Bu gün bilmeye ihtiyacım var.
Vazgeç bu gün dünyadan. Umursama yapman gerekenleri. On dakika daha geç git evine. Düşünme olacakları. On dakika daha geç uyu bu gün de.
Bekle biraz daha. Öyle uzun boylu değil senden istediklerim. Seni zora sokmak da istemem, bilirsin. Senden istediğim yalnızca biraz daha kalman yanımda. Yanımda olman bu gün. Bu gün buna ihtiyacım var.
Soru sorma.. Dinle yalnızca. Bölme rüyalarımı. Orada dur öylece. Bekle.. Gitme bir yere. Bozma bu büyüyü. Kıpırdama sakın... Sus ve dinle... Anlatmaya ihtiyacım var bu gün.
Hadi.. Bir kahve yap bana. Uyumak istemiyorum bu gün sabaha kadar. Sabaha kadar seninle olmak istiyorum. Anlamak, anlatmak; kavramak, kavratmak istiyorum.
Suçluyum belki.. Sevdim seni. Sevdirdim sana da.. Özledim, özlettim kendimi. Üstelik bir resmin de yoktu yanımda.
Sorma nedenini. Bekle işte. Biraz daha kal yanımda. Anla...
Bu gün ihtiyacım var sana.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kusuruma bakmayın benim, dostlar,
bağışlayın beni.
Ben davullara, bayraklara aldırmayan
bir padişahın yoluna düşmüşüm,
deli divane olmuşum.
Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,
çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.
Ama yok da sayılmam hani,
var olan bir şeyim ben.
Haydi ben bensiz geleyim,
sen sensiz gel.
Ne varsa şu ırmağın içinde var,
soyunalım iki can,
dalalım şu ırmağa, hadi.
Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,
bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.
Bu ırmakta ne ölmek var bize,
bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.
Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,
bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.
Durma, çabuk gel, gelmem deme.
Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,
senin şânına sadece gelmek yaraşır.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Aya öfkelenmişim ben,
işte böyle kapkaranlık bir gece olmuşum.
Padişaha kızmışım,
çırılçıplak bir yoksul olmuşum.
Güzeller sıltanı gel demiş,
evine çağırmış beni.
Ben bir yolunu bulmuşum,
yola baş kaldırmışım.
Sevgilim baş çeker, naz ederse,
gamlara atar, kararsız korsa beni,
bir kez olsun ah demem, inad için.
Ah'a da kızmışım ben.
Bir bakarsın altınla aldatırlar beni o.
Bir bakarsın şanla şerefle aldatırlar beni.
Oysa altın falan istemiş değilim ondan,
şanla şerefe hele çoktan boş vermişim.
Ben bir demirim,
mıknatıstan kaçıyorum.
Bir saman çöpüyüm ben,
mıknatıslara yan çizmişim.
Ben öyle bir zerreyim ki,
bütün âleme isyan etmişim.
Havaya, toprağa isyan etmişim,
Ateşe, suya isyan etmişim.
Altı yöne isyan etmişim.
Beş duyuya isyan etmişim.
Hava, toprak, ateş, su da neymiş ki,
altı yön de neymiş,
beş duyu da ne.
Benim için hiç bir şey umurumda değil.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Her gün bir yerden göçmek
Ne iyi
Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan
Akmak ne hoş
Dünle beraber
Gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
« Önceki ::